Lider kimdir? Lider mi doğulur yoksa sonradan mı lider olunur? İş hayatında başarılı olmak isteyen bir işadamı, iyi bir lider olamazsa, firması yok olup gider mi?
Liderlik üzerine yıllardır kitaplar yazılıyor, dersler veriliyor, konuÅŸmalar ve eÄŸitimler düzenleniyor. Tüm bu karmaÅŸa arasında, bilinen doÄŸrular da var. En önemlisi, liderin, “öne geçme davranışlarını” diÄŸerlerinden daha iyi yaptığı! Onların belirgin bir kimlikleri ve kiÅŸilikleri vardır. Ancak onları lider yapan, etkili sonuçlar alan bir ekip oluÅŸturabilmeleri ve bu ekibi sürdürebilme yetenekleridir! Onları etkiler, ortak bir vizyon ve amaç doÄŸrultusunda harekete geçirir, coÅŸkuyla ilerlemelerini saÄŸlar. Ekibi diÄŸerlerinden daha baÅŸarılı sonuçlar alır ve bu sonuçları sürekli kılar. Bireylere sahip olmak istedikleri hayalleri ve gücü verir. İmkânsızlıkların bile olabilirlik kapasitesini arttırır. Sahip olunması planlanan gelecek için zemin hazırlar, yol gösterir.
Peki, bu özellikler doğuştan mı gelir yoksa sonradan mı geliştirilir? Eski yaklaşımlara göre, liderler, doğuştan gelen, içgüdüye dayanan, kişiye özel gizli bir güce sahipti. Bu kişilerin duygu ve davranışları, onları haklı ve doğru işler yapmaya sürüklüyor ve izlenmelerini gerekli hale getiriyordu. Bu özelliklerle doğmamış olanların sonradan lider olmaları mümkün değildi. Ancak yapılan araştırmalar, bu ilk varsayımlardan farklı sonuçlar ortaya çıkardı. Bu sonuçlara göre, liderliğin doğuştan gelen özelliklerine sahip olmayanlar da çeşitli yöntemleri uygulayarak doğru yolu bulabiliyor. Hatta bazı araştırmacılara göre, iş hayatı, karizmatik dehaların değil, işinin gereğini yapan profesyonellerin arandığı bir ortam. Dolayısıyla liderlik de eğitimli insanların geliştirebilecekleri türde özellikler anlamına geliyor. Peki, onlar lider olmak için neler yapılması gerektiğini düşünüyorlar?
Öncelikle şu noktanın altı çiziliyor: İnsanları yönetmek, duyguları yönetmek demektir! Başkalarının duygularını yönetebilmek için, liderin öncelikle kendi duygularının farkına varması, isimlendirebilmesi ve yönetebilmesi gerekiyor. Kendini tanıyan kişi başkalarını da anlayabiliyor, ilişkilerini yönetiyor. Bundan sonraki adımlar ise şöyle sıralanıyor:
Duygularını ve davranışlarını kontrol altında tutar: Lider, kendini tanır, duygularını yönetir, güçlü ve eksik yanlarının bilincindedir. Baskı altında dengesini korur, başarma ve kazanma tutkusunun esiri olmaz, elde ettiği konumun ayrıcalıklarıyla başı dönmez. İnsan ilişkilerinde başarılıdır: İnsanları tanımaya, anlamaya, saygı göstermeye, farklılıkları dengelemeye, yönlendirmeye hazırdır. Ekibiyle ve çevresiyle amaca yönelik, etkili ilişkiler kurar ve bu ilişkileri dengeli yönetir.
İşini iyi bilir: Yaptığı işi iyi bilir. Bilgilidir, uzmandır, birikimlidir, öğrenmeye ve harekete geçmeye hazırdır.
Özgüveni güçlüdür: Kendi yeteneklerinin ve değerinin bilincinde olan, başkalarının takdirini beklemeyen, kibirli ve saldırgan olmayan, sakin ve kararlı bir özgüven, başkalarının güvenini de kazanmak için çok etkilidir. Özgüven aynı zamanda disiplin ve irade anlamına da gelir.
Tutarlı bir kişiliğe sahiptir: Kendi üstünlüklerinin ve zaaflarının bilincinde olan ve bunları savunma mekanizmaları ile gizlemeye çalışmayan bir lider, sorunların üzerine enerji ve kararlılık ile gidebilir. Vaktini ve enerjisini savunma mekanizmaları geliştirmeye harcamaz. Kendisiyle barışık ve tutarlıdır.
Samimidir: Etkin bir lider, bu dünyanın insanı olduğu görünümünü verir, mütevazi bir yaklaşımı vardır. İnsanlara sevgi ve anlayışla yaklaşır, duygu ve sorunlarını paylaşır. Farklı sosyal yapı ve eğitim düzeyinde olan insanlarla ilişki kurmakta güçlük çekmez. Bu insanlarla ilişki kurarken statü kazandığı veya kaybettiği duygusuna kapılmaz.
Enerjiktir: Etrafına enerji ve canlılık aşılayan bir kaynak gibidir. Bu özellikleri, onu izleyenlerin bağlılıklarını güçlendirir.
Yaratıcı bir zekâya sahiptir: Çevresindeki olguları algılama, yorumlama ve bunlara uygun tavırlar almada aktif bir zekâya sahiptir.
Sağduyuludur: Sağduyu, liderin temel ve anlamlı olguları, ayrıntı ve sıradan olgulardan ayırabilmesini, bütün ve parçalar arasındaki ilişkileri görebilmesini sağlayan kapasitedir.
İyi Bir Lider Olmak İçin
Çalışanlarınızı işe dahil edin: Herkesle toplantı yapacak vaktiniz olmayabilir ama ayaküstü konuşmalarla veya resmi olmayan sohbetlerle de olsa onlar›n fikirlerini almayı, karar alırken onlara da söz vermeyi ihmal etmeyin. İnsanlar yaptıkları işte ne kadar söz sahibi olurlarsa işlerini o kadar sahiplenirler.
Duygularınızı kontrol edin: En iyi yöneticiler bile bazen kişisel sorunlar yaflayabilir. Bu gibi durumlarda, gerçek liderler kendileriyle yüzleflerek sorunlarını kendi içlerinde çözmeye ve işyerindeki diğer insanlara yansıtmamaya çalışırlar.
İç sesinizi dinleyin: Çevrenizdeki insanların hayallerinizi hafife almasına ve moralinizi bozmasına izin vermeyin. Kendiniz için gerekliliğine inanıyor ve gerçekten istiyorsan›z, düşündüklerinizi mutlaka yapın.
Olumlu olun: Çalıştığı kişilere karşı rahatsız edici tavırlar içinde olan hiç kimse başarılı bir lider olamaz.
Çalışanlarınızı şaşırtın: Çalışanlarınızı harekete geçirmek için onları önemsemeniz ve yaptıkları iş için takdir etmeniz yeterli değildir. Onlara beklenmedik sürprizler yaparak enerjilerini arttırın, onları şaşırtın.
Çaba için teşekkür edin: Görev tanımlarının ötesine geçip sorumlu olmadıkları işte çaba gösteren, yardım eden çalışanlarınıza teşekkür edin. İçten yapılan bu davranışları takdir etmeniz iyi bir liderden beklenen bir davranıştır.
Sorumluluk verin: İyi bir lider çalışanlarına güvenir ve sorumluluk verir. İşin her aşamasında onları denetlemeyi bırakın, işin kontrolünü onlara verin ve sonuçları değerlendirin.
Kaynak: KobiFinans Dergisi 18. Sayı
Popularity: 20%


